Partimizden FETÖ’nün Siyasi Ayaklarına suç duyurusu

07.11.2021
A+
A-

FETÖ’nün Siyasi Ayağı bağırıyor, “Ben buradayım, Meclisin içindeyim, Devletin en üst makamlarını işgal ettim”, diye. Ama Cumhuriyetin Savcıları duymazdan, görmezden geliyorlar.

Fehmi Koru açıkça itiraf ediyor, aralarını bulması için kendini Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül’ün Fetullah’ın ayağına gönderdiğini. Abdüllatif Şener de “AKP’de FETÖ’ye bulaşmayan benden başka kimse yoktu. Hepsi bulaşmıştır”, iddiasındaydı. Ki bunu söyleyen Abdüllatif Şener dahi Abant Toplantılarının katılımcılarından biriydi. Partimiz de en başından beri bu gerçekliği, yani FETÖ’nün en büyük Siyasi Ayağının AKP’giller olduğu gerçekliğini dile getiriyordu.  Yazdık, çizdik, Mahkemelerde Genel Başkan’ımız hâkimlerin, savcıların yüzlerine söyledi, suç duyurularında bulunduk ama AKP’giller’in hukuk bürosuna dönüştürülmüş Yargıdan ses çıkmadı. Harekete geçemediler cesaret bulup.

Ama Parti olarak biz vazgeçmeyeceğiz. Bir kez daha Fehmi Koru’nun son açıklamaları çerçevesinde suç duyurusunda bulunduk. Bu itiraflar da kayıt altına alınsın, devran dönünce gücünü hukuktan, vicdanlarından alan hâkim ve savcıların ellerinde hazır iddianameler olsun istedik.

Suç duyurumuz sonrası Partimizin Genel Sekreter Yardımcısı Av. Tacettin Çolak’ın yaptığı açıklama aşağıdadır:

 

Halkın Kurtuluş Partisi, 17-25 Aralık rüşvet ve yolsuzluk operasyonlarının peşini bırakmıyor.

Bu operasyonlara ilişkin soruşturmalar savcıların görevlerini kötüye kullanarak kapatılmak isteniyor. O operasyonlardaki gerçek failler aklanmak isteniyor. Ancak aradan günler geçtikçe yeni yeni itiraflar geliyor. Erdoğan Bayraktar’ın itirafları ve son olarak da Fehmi Koru’nun itirafları. Fehmi Koru bildiğimiz gibi Fethullahçı Terör Örgütü’nün has adamlarındadır.

Kendisi o süreçte zamanın Başbakanı Tayyip Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından görevlendirildiğini, Pensilvanya’ya gidip Fethullah Gülen’le görüştüğünü, ondan bir mektubu da bu kişilere getirdiğini söylemiştir. Bu açıkça 15 Temmuz sonrası Silahlı Terör Örgütü ilan edilen Terör Örgütünün lideriyle ilişki kurmaktır.

O mektubun içeriğinde ne vardır?

Fehmi Koru ikna edilirken hangi saiklerle ikna edilmiştir?

Bütün bunlar Fehmi Koru’nun da şüpheli olduğu soruşturma dosyasında vereceği ifadelerle ortaya çıkacaktır.

Aslında Abdullah Gül’ün doktoru Sedat Caner de geçmişte itiraflarda bulunmuştu. Yine Parababası Fethullahçı Akın İpek ile birlikte Abdullah Gül’le tatile çıktıklarını, kendisinin kullandığı ByLock’lu telefonunun da Cumhurbaşkanlığı tarafından verildiğini söylemişti.

Dolayısıyla Tayyip Erdoğan’ın da, Abdullah Gül’ün de bu Fethullahçı Terör Örgütüyle hiyerarşik yapıya dâhil olmamakla birlikte üst düzeyde ilişkiler kurdukları sabittir. Bu suçların ortaya çıkartılması gerekir. Çünkü toplumun her kesiminden terör örgütüne üye diye, ilişki kurdu diye cezalandırmalar söz konusu iken, siyasette her nedense bir türlü FETÖ’cü sorumlular, ilişkiler açığa çıkartılmamaktadır. Oysa gerçek anlamda yapılacak bir soruşturmada devletin en tepesindeki koltukları işgal eden bu kişilerin, bu terör örgütüyle ilişkide olduğu görülecektir.

Halkın Kurtuluş Partisi bu suçların soruşturulması bakımından bugün itibariyle İstanbul Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunmuştur. Süreci takip etmeye devam edecektir.

18 Ekim 2021

 

HKP Genel Merkezi