Ticaret Eski Bakanı Ruhsar Pekcan’ın peşini bırakmıyoruz! Yeni ortaya çıkan vurgunlarına yönelik suç duyurusunda bulunduk!

08.05.2021
A+
A-

Halkın Kurtuluş Partisi olarak AKP’giller’in işlediği tüm suçlara karşı mücadele etmeye ve bu suçları yargı önüne taşımaya devam ediyoruz. Geçtiğimiz günlerde yaptığımız Ruhsar Pekcan’a yönelik dezenfektan satışı suç duyurumuzdan sonra da bu kişinin yeni ve başka birçok suç daha işlediği medya organları tarafından ortaya çıkarıldı.

Biz de Halkın Kurtuluş Partisi olarak bu kişinin işlediği diğer suçlara yönelik de suç duyurunda bulunduk. Ruhsar Pekcan’a yönelik başvurumuzda şu suçları konu ettik:

Ruhsar Pekcan kendisine ait olmayan ve kamu yararı için kullanılması gereken Bakanlığın bütçesinden 380 bin lirayı kendi kullanacağı daireyi kiralamak için harcamıştır. Sadece bu suçuyla kalmamış, aile şirketi gibi yönettiği Ticaret Bakanlığının denetimi ve sorumluluğu altında bulunan gümrüklerde rakip firmalara yüzde 18 KDV uygulanırken, eşi ile beraber yönetici olduğu şirket olan Nanoksia Şirketine yüzde 8 KDV oranı uygulanmıştır. Yani Ruhsar Pekcan, Bakanlığa görev yapmak için değil kendi kişisel zenginliğine daha da fazla zenginlik katabilmek, çalıp çırpmak için geldiğini açıkça göstermiştir.

Bir suç makinesi gibi çalışan Ruhsar Pekcan’ın suçları bunlarla da bitmemiştir.

Biz biliyoruz ki, Ruhsar Pekcan bu suçları işlerken AKP’giller’den biri olarak işlediğinin farkında ve bu yüzden de ne suç işlerse işlesin “bana dokunulmayacaktır” diyebiliyor. Çünkü o bir suç örgütü olan AKP’giller’in elemanıdır.

Ancak biz Halkın Kurtuluş Partisi olarak AKP’giller’in ve ona bağlı yaşayıp kişisel menfaatleri için hırsızlık yapanların, suç işleyenlerin peşini bırakmayacağız. Bu vurgun, soygun düzenini ortadan kaldırıp hem AKP’giller’i hem de onların efendisi olan AB-D Emperyalistlerini ülkemizden söküp atacağız.

Suç duyurumuzun ardından Partimizin Genel Sekreter Yardımcısı ve İzmir İl Başkanı Av. Tacettin Çolak’ın yaptığı açıklama aşağıdadır:

***

Saygıdeğer Halkımız,

Bugün Ticaret Eski Bakanı Ruhsar Pekcan hakkında bir suç duyurusunda daha bulunduk. Biliyorsunuz daha önceden eşinin şirketindeki dezenfektanları bakanlığa satması ortaya çıktı ve Tayyip Erdoğan da bu bakanı görevden almak zorunda kaldı. Fakat sonradan bu bakanın suçları gündeme geldi. Bu suçlardan bir tanesi, kendisi bakan olur olmaz bakanlığın karşısında kiraladığı dairenin dekorasyonunu yapıyor 380 bin liraya. Bu 380 bin lira gerçekten uçuk bir rakam ve bakanlık bütçesinden yaptırıyor. Benim şu an oturmuş olduğum evin fiyatı bile 380 bin lira değil. Bir iç dekorasyon nasıl bu kadar olur. Onu çok fazla irdelemesek bile sadece bakanlık bütçesinden bu masrafları yapması bakan açısından suç oluşturur. Kaldı ki kendisi bakanlık görevinden alındıktan sonra daireyi boşaltması istendiği halde de: “o kadar masraf yapıldı ki iki ay sürem daha var burada kalayım” diye pişkin pişkin kamu malı hırsızlığına devam ediyor. Sanki cebinden yapmış gibi masrafları.

Ruhsar Pekcan’ın suçları bununla da bitmiyor. Bakanlığı bir aile şirketi gibi yönetiyorlar ve kendi ailesinin şirketine de haksız kazanç elde ediyorlar. Örneğin Ticaret Bakanlığı’nın denetim ve sorumluluğunda olan gümrüklerde rakip firmalara yüzde 18 KDV uygulanırken, kendi firmalarına da yüzde 8 KDV uygulatıyorlar. Eşinin yönetim kurulu başkanı olduğu Nanoksia firması.

Bunun dışında bir suçu daha var Ruhsar Pekcan’ın ABD’de de ki Washington Ticaret Müşavirliği’ne getirdiği Ahmet Necati Karışman hakkında yine bir suçu var. Bu kişi Amerikan pasaportu taşımaktadır. Ve Türkiye’ye giriş çıkışlarda da Amerikan pasaportunu kullanıyor. Amerikalılar bile buradaki anormalliği ortaya çıkardı. Dışişleri Bakanlığı’na başvuru yapıyorlar. Amerikan pasaportu taşıyan birine böylesine ayrıcalık tanıyamayacaklarını bildiriyorlar. Ve şuanda aynı kişi, Karışman Toronto’da görevlendiriliyor ve 10 bin dolar üzerinde maaş alıyor.

Yine Ruhsar Pekcan eşinin Nanoksia firmasının ürettiği dezenfektanların bayiliğini de Başdanışmanı Cevat Alagöz’e yaptırıyor. Dolayısıyla bütün bunlar mevcut yasalara göre açıkça suç oluşturmaktadır.

Bu nedenle Ruhsar Pekcan hakkında TCK’nin 250. Maddesinde öngörülen irtikâp suçundan suç duyurusunda bulunduk. Çünkü 380 bin liralık harcamayı kamuya yıkmıştır. Bunun dışında KDV hırsızlığı noktasında da TCK 247’de öngörülen zimmet suçundan. Kamu Görevlisinin Ticaret yapması da suçtur. TCK 259’da suç olarak tanımlanmıştır. Ve usulsüz atamaları nedeniyle de görevi kötüye kullanmak suçlarından Halkın Kurtuluş Partisi olarak suç duyurusunda bulunduk bugün itibariyle.

Dolayısıyla biz bir şeyin daha altını çizmek istiyoruz. Bunlar Kamu malı hırsızlığı yaparken Allah, Din, İman, Kitap edebiyatından geri durmuyorlar. Fakat, samimi Müslümanların örnek aldığı Hz. Ömer’in adaletinden ya da Hz. Ömer’in devlet yöneticiliğinden olaya baktığımız da bile, biliyorsunuz Hz. Ömer çalışmalarını yürütürken, gece çalışırken, devlet işi yaparken devlet mumunu kendi işiyle uğraşırken de kendi mumunu yakan adaletli bir yöneticidir. Bunlar gerçek anlamda İslamiyet’in eşitlikçi ve hak yemez kurallarına uymayan ve ellerindeki makam ve mevkileri vurgun ve talan ve kişisel ikbal amacıyla kullanan insanlardır. Ve Din’e göre de sürekli kul hakkı yiyen insanlardır. Dolayısıyla bunlar aslında gerçek anlamda bir inançlarının olduğunu da sanmıyoruz. Öbür dünyada hesap sorulacak ve kul hakkıyla gelmenin de affedilemeyecek en büyük, en ciddi günahlardan olduğuna inanan insanlar bile değildir.

Ama biz bu hırsızlıkların, vurgunların, yolsuzlukların hesabını divana bırakmak istemiyoruz. Bu dünyada, bu kanunlar çerçevesinde bunlara hesap sorulacak günler de gelecektir.

Halkın Kurtuluş Partisi bunun takipçisi olmayı sürdürüyor. Saygılar sunarım.

7 Nisan 2021

Halkın Kurtuluş Partisi

Genel Merkezi

Suç Duyurusu Dilekçemizi aynen yayımlıyoruz:

ANKARA CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA

 SUÇ İHBARINDA

BULUNAN                  : HALKIN KURTULUŞ PARTİSİ GENEL BAŞKANLIĞI

Karanfil Sokak No: 24/15 Kızılay/ANKARA

VEKİLLERİ               :Av. Metin BAYYAR-Av. Ayhan ERKAN-Av. Ali Serdar ÇINGI Av. Tacettin ÇOLAK-Av. Sait KIRAN-Av. Azime Ayça OKUR Av. Halil AĞIRGÖL-Av. Pınar AKBİNA- Av. Doğan ERKAN

                                       Atatürk Bulvarı Emlak Bankası Blokları B Blok No:146 Kat: 4 D:16 Fatih/İstanbul

ŞÜPHELİLER         : Ruhsar PEKCAN ( Eski Ticaret Bakanı)

SUÇ                      : Görevi Kötüye Kullanma, İrtikâp, Zimmet, Kamu Görevlisinin Ticareti

A- OLAY:

Bakanlık dönemindeki dezenfektan skandalı sebebiyle geçtiğimiz günlerde kabineden alınan Ruhsar Pekcan hakkında Halkın Kurtuluş Partisi’ne vekâleten suç duyurusunda bulunmuştuk. Ancak bu şahsa dair medya organlarından çıkan ve yine öncekine benzer bir usulsüzlük yaptığından dolayı yeni bir suç duyurusunda bulunmamız gereği hâsıl olmuştur. Şöyle ki;

Odatv’de yer alan habere göre, Ruhsar Pekcan Ticaret Bakanlığı görevine getirildikten sonra kendisine bakanlığın tam karşısında olan lüks bir yerde daire kiralandığı ve Ankara Çankaya’daki daire kiralandıktan sonra Bakan Pekcan’ın isteğiyle iç dekorasyonda “küçük” değişiklikler yapıldığı belirtildi. İddiaya göre yenilemenin maliyeti de bakanlığın bütçesinden karşılandı. Bu “küçük yenileme” için 380 bin TL harcandı. (Ruhsar Pekcan burada kendi kişisel borçlarını bakanlığın bütçesinden harcamıştır yani kamu malı hırsızlığı yapmıştır)

 Yine iddialara göre Bakan Ruhsar Pekcan, içini tamamen yenilediği daireyi çok sevdi. Hatta bakanlık görevinden alınmasına rağmen hala o dairede oturuyor. Bakanlık yetkilileri tarafından Pekcan ailesine daireyi boşaltıp, boşaltmayacağı soruldu. Ancak eski Bakan Pekcan’ın “O kadar masraf yapıldı. İki ay daha sürem var. Oturmaya devam edeceğim” dediği öne sürüldü. (Ne var ki, eski bakan “o kadar masraf yapıldı” diyor ancak bu masrafın kendisine ait olmayan bakanlığın bütçesinden yani kamu parasından karşılandığını saklıyor, söylemiyor.)

(https://odatv4.com/pekcanin-dairesine-380-bin-liralik-dekorasyon–30042119.html)

Keza eski bakan Ruhsar PEKCAN hakkında çıkan haberler sadece bunlar da değil. Ruhsar PEKCAN bakanlığı döneminde aşağıda örnek olarak belirttiğimiz suçları da işlemiştir.

Sözcü yazarı Serpil Yılmaz, “Nanoksia için mi ithalatta vergi oranı indirildi?” başlıklı yazısında, “Nanoksia yalnızca Ticaret Bakanlığı’na girmedi, maliyet avantajını kullanarak, kilogram fiyatını 30 TL’nin altına çekerek kamu kurum ve kuruluşlarına, okullara, AKP’li belediyelere kadar girdi” ifadelerini kullandı.

Ruhsar Pekcan bakanlık mı yapmış aile işletmesi mi yönetmiş, belli değil. 12 Mayıs 2020’de kamu kurumları başta olmak üzere piyasaya verdikleri dezenfektan için özel tarife çıkarttırıyor. Ticaret Bakanlığı görevine son verilen Ruhsar Pekcan’ın eşi ile ortak olduğu şirket, gümrüklerde yüzde 8, rakipleri yüzde 18 oranında KDV ödüyor. Yani Ruhsar PEKCAN bakanlık görevini kullanarak eşi lehine zimmet suçu işlemeye de devam etmiş gözüküyor. (https://odatv4.com/bakanin-sirketi-icin-vergi-oyunu-02052117.html)

 Yine bitmek bilmeyen suçlarına Ruhsar PEKCAN bakanlık dönemi boyunca devam ediyor. Odatv’nin ulaştığı bilgilere göre 2019 Yılında Ticaret Bakanlığının ABD’deki Washington Ticaret müşavirliğine kararname ile Ahmet Necati Karışman görevlendiriliyor. Karışman’ın bir özelliği var Ticaret Bakanlığı personeli değil. Hatta devlet memuru da değil. Karışman ayrıca ABD pasaportu taşımaya da hak kazanmış olan biri. Ataması yapıldıktan sonra Türkiye’den ABD’ye dönerken Amerikan pasaportunu kullanıyor.

Bu durum ABD’li yetkililerin dikkatini çekiyor. Türk Dışişleri Bakanlığına yaşanan olay aktarılarak “ABD pasaportu taşıyan birine diplomatik ayrıcalık tanıyamayız.” diyor. Yani yine Ruhsar PEKCAN’ın onayı ile ataması yapılan ama Ticaret Bakanlığında çalışmayan hatta devlet memuru bile olmayan Ahmet Necati KARIŞMAN’ın nasıl atandığı sorusu ise yanıtsız. Bu arada Karışman hala Toronto’da görevli. Maaşının 10 bin Dolar olduğu ifade ediliyor.

(https://odatv4.com/ruhsar-pekcandan-diplomatik-kriz-cikartan-atama-02052121.html)

Yine son çıkan habere göre de; Ruhsar Pekcan’ın eşi Hasan Pekcan’ın Yönetim Kurulu Başkanı olduğu Nanoksia firmasının ürettiği dezenfektanların bayiliğini, bakanın başdanışmanı Cihat Alagöz’ün şirketi ALZ Grup yapıyor. ALZ Grubun internet sitesinde “Yetkili satış temsilciliğine sahip markalar” arasında Ruhsar Pekcan’ın eşinin sahip olduğu Nanoksia firması yer alıyor. Habere göre Başdanışman Alagöz’ün hem Pekcan’ın danışmanı olduğunu hem de dezenfaktanları sattığını belirtiyor. Buna dair delilleri ise şunlar olarak veriyor:

2018 yılında Zonguldak Pusula gazetesinde “Ticaret Bakanı’na Zonguldaklı Başdanışman” başlıklı haberde Alagöz’ün danışman olduğu bilgisi veriliyor.

2020 yılında “gündem67.com” isimli yerel internet sitesinin haberinde de Alagöz’ün 2018 yılından bu yana Bakan Pekcan’ın başdanışmanlığını yaptığı yazıyor.

Ayrıca verilen habere göre Cihat ALAGÖZ’ün Ticaret Bakanlığı’nda makam odası da var.

(https://odatv4.com/bakan-uretti-danisman-satti-25042130.html)

B- HUKUKİ NİTELEME:

 Şüpheli Eski Ticaret Bakanı Ruhsar PEKCAN kendisine ait olmayan Ticaret Bakanlığının bütçesinden tamamen kişisel kullanımı amaçlı bir daire kiralamış ve yine bulunduğu bakanlığın bütçesini kullanarak 380 bin TL’lik harcama yaparak daireyi yenilemiştir. Böylece eski bakan Ruhsar PEKCAN bulunduğu görevin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak kendisine yarar sağlamasıyla TCK md.250 1-2 İrtikâp suçunun oluşmasına sebebiyet vermiştir.

 

Ruhsar PEKCAN, eşi ile ortak olduğu şirketin gümrüklerde yüzde 8 KDV, diğer rakip şirketlerin ise yüzde 18 oranında KDV ödemesi sonucunda kendisi ve eşinin lehinde TCK m.247 Zimmet suçunun da oluşmasına sebebiyet vermiştir.

Aynı şekilde suçun işlendiği zamanda bir kamu görevlisi olan Ruhsar PEKCAN bu suçu yürüttüğü görevin sağladığı nüfuzdan yararlanarak ve görevi nedeniyle bulunduğu bakanlığın hazinesinden kullanarak TCK m.259-1 Kamu Görevlisinin Ticareti suçunu işlemiştir.

Yine Ruhsar PEKCAN görevinin gereklerine aykırı hareket ederek kamunun zararına da neden olduğu ve kişilere haksız kazanç sağladığı için TCK m.257 Görevi Kötüye kullanma suçunu işlemiş olmaktadır.

Ruhsar PEKCAN’ın işlemiş olduğu diğer suçlar ve o suçlara iştirak edenlerin de savcılığınızca re’sen araştırılıp haklarında gerekli işlemler yapılmalıdır.

SONUÇ VE İSTEM:

Baştan beri ayrıntılıca anlatıldığı üzere şüpheliler;

İşlemiş olduğu suçlar hususunda kuvvetli suç şüphesinin varlığı da gözetilerek şüpheli hakkında gerekli Soruşturmanın yürütülerek hakkında Kamu Davası açılmasını müvekkil Parti adına talep ediyoruz. 07.05.2021

Halkın Kurtuluş Partisi Genel Başkanlığı

Vekilleri

Av. Metin Bayyar – Av. Sait Kıran – Av. Ayça Okur

Av. Doğan Erkan – Av. Tacettin Çolak