AKP’giller’in Beykoz Belediyesi’ndeki yağma ve vurgunlarını yargıya taşıdık

14.06.2019
A+
A-
AKP’giller’in Beykoz Belediyesi’ndeki yağma ve vurgunlarını yargıya taşıdık

AKP’giller’de yağma, talan, vurgun bitmiyor. Bu yağmalara hukuki kılıf uydurulduğu Belediye Meclislerinde diğer muhalefet partilerinin de meclis üyeleri olmasına karşın, (bazı dürüst, namuslu belediye meclis üyeleri hariç) bu partilerden kurumsal olarak hiçbir ses çıkmamaktadır.

İBB’nin geçen dönemki meclis toplantısında konuşma yapan Meclis Üyesi Taner Kazanoğlu, neredeyse her ay ENSAR ve TÜRGEV vakıflarına yer verilmesine tepki göstererek “İnşaat Emlak Dairesi Başkanlığı’na bir yazı yazalım. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin elindeki bütün gayrimenkullerin fihristini bu vakıflara versinler, hangilerini istiyorlarsa, bir defada verelim, kurtulalım” diyerek ironili bir eleştiri yapmıştır.

Oysa mesele ironi yapacak kadar basit değil. Adamlar yıllardır tüyü bitmemiş yetimin hakkını aşırarak suç işlemekteler. Bu nedenle haklarında dava dosyaları açılması gerekmektedir.

HKP de bıkmadan, usanmadan bu suçları ve suçluları takip ediyor, haklarında dosyalar açıyor.

Bu suç duyurumuza konu olan Beykoz Belediyesindeki vurgunlar, yıllar öncesinden her türlü kanunsuzluk göze alınarak yapılmış.

Ancak basında yayımlanmasından sonra haberimiz olur olmaz, Halkçı Hukukçularımız hemen harekete geçerek yapılan bu kanunsuzlukları yargı önüne taşımıştır.

Beykoz’da yapılan yağma ve vurgun; ormanlarla kaplı arazilerin Tayyip Erdoğan’ın ailesine ve yakınlarına tahsis edilmesi, TOKİ’ye ait II. Derece SİT Alanı olan arazinin damat Berat Albayrak’ın NUN Vakfına verilmesi, Yargının iptal kararına rağmen bu alana yapılan okul inşaatının durdurulmaması, Beykoz Belediyesi tarafından halk dinlenme tesisi yapılması amacıyla Orman Bakanlığından kiralanan tesislerin kullanım hakkının Bilal Erdoğan’ın Okçular Vakfı’na devredilmesi, Kavacık’ı bölen çevre yolunun iki yakasındaki 220 bin metrekarelik alanda özel imar planı yapılarak bu arazinin Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın sahibi olduğu Medipol Hastanesi ve Medipol Üniversitesine devredilmesi, Beykoz Belediyesi tarafından kat karşılığı olarak ihaleye çıkarılan arazinin o dönemde kamu görevlisi, şimdi de Sağlık Bakanlığı Müsteşarı olan Dr. Eyüp Gümüş’e verilmesi, şeklindedir.

Öyle ki, yasaya aykırı bir şekilde usulsüz olarak inşa edilen hastaneyi de Tayyip Erdoğan açmıştır.

Tabiat Varlıklarının Korunması Hakkındaki Kanun ve İmar Kanununa aykırı olarak yapılan bu yasadışı işlemler nedeniyle İstanbul Mimarlar Odası tarafından açılan davada Danıştayın, yapılan İmar Planı değişikliklerini iptal etmesine karşın, mahkeme kararlarına uyulmayarak, damat Berat’ın NUN Vakfının bu arazilerde okul yapmasına izin verilmiştir.

Haklarında suç duyurusunda bulunduğumuz şüpheliler, siyasi nüfuzlarını kullanarak, önceden kurmuş oldukları vakıflar aracılığıyla, kanuna aykırı, kamuyu zararlandırıcı işlemlerle kamu mallarına el koymaktalar.

Sadece Beykoz’da değil ülkenin birçok yerindeki benzer fiillerle zincirleme suç işlemektedirler. AKP’giller’in hakka, hukuka, hakkaniyete, yasaya ve mahkeme kararlarına en küçük bir saygı duymadan, paravan vakıfları aracılığıyla kamu mallarına sahip olmalarının önüne geçilmek zorunluluğu vardır.

Türkiye’nin en Yurtsever, Halkçı ve Kamucu Partisi olan müvekkil Halkın Kurtuluş Partisi, “tüyü bitmemiş yetimin hakkı” olan kamu mallarının göz göre göre, devlet başkanı olma iddiasındaki kişiye, çocuklarına, damadına ve yandaşlarına peş çekilmesine seyirci kalmamaktadır. Halkına olan sorumluluğu nedeniyle bu şikayetleri yapmaktadır.

Gerçekten hukuka bağlı, vicdanının sesini dinleyen savcıların bu suç duyurularımız hakkında acilen işlem başlatmaları gerekmektedir. Tersini yapanlar Cumhuriyetin Savcısı olma vasfını kaybederler ve kendileri de aynı suçu işlemiş olurlar.

Demokratik Halk İktidarında “kamu malı aşırma” suçunda zaman aşımı olmadığından, bu dosyaların hepsi tek tek açılarak, suçlular hesaba çekilecektir. 10 Haziran 2019

 

HKP Genel Merkezi

 

ETİKETLER: ,