Milli Eğitim Bakanlığı’ndan bir sınav rezaleti daha!

31 Mart 2018 tarihinde gerçekleşen açıköğretim kurumları sınavında, optik formlardaki dersler ile sınav giriş belgesinde yazılı derslerin uyuşmadığı görüldü. Örneğin adayın girmesi gereken ders sayısı yedi iken optik formda işaretleyebileceği en fazla dört ders vardı. Yani Milli Eğitim Bakanlığı Sınav Komisyonu bir sınavı daha katletti öğrencilerin umutlarıyla beraber…

İlk oturum bitene kadar karmaşa ve panik hakimdi sınav merkezlerinde. Telefonlaşmalar, koşuşturmalar, neyi nasıl çözeceğini bilememezlikler, cevapsız sorular, o zaman şöyle yapalımlar, yok yok böyle yapalımlar, kaygıyla bekleyen adaylar…

İkinci oturum başlamadan önce yapılan açıklamada Ankara’nın adayları mağdur etmeyeceği, hatanın telafi edileceği, gerekirse sınav günü girilemeyen derslerden telafi sınavı yapılacağı duyuruldu.       Söz konusu skandal da AKP iktidarında yıllardır yaşanan ve  binlerce öğrencimizi-insanımızı mağdur eden sınav rezaletlerinden birisi.

Peki bu sözüm ona “hata”lar neden oluyor? Çünkü tüm kamu kurum ve kuruluşları AKP’nin kadrolarıyla doldurulmuş durumda. Eğer koşulsuz biat edersen, kul köle olur, bir dediğini iki etmezsen yükselemeyeceğin mevki yoktur bu zalim düzende. Artık insanların bilgi birikimi, yeteneği, bir işi ne kadar yapıp yapamayacağı ölçülmüyor ne yazık ki… Dolayısıyla işi bilmeyen, beceriksiz, liyakatsız, birikimsiz insanlar, çocuklarımızın, gençlerimizin kaderlerini belirliyor.

Biliyoruz ki Laik ve Bilimsel eğitim olmadan, bilimsel ve adaletli bir ölçme değerlendirme sistemi de olamaz!

Cumhuriyet kurumlarının maruz kaldığı bu saldırılara vereceğimiz mücadele ile elbet son vereceğiz Çocuklarımızın ve insanlarımızın hayalleriyle oynanmasına izin vermeyeceğiz.

Yaşasın Laik, Bilimsel, Demokratik Eğitim Mücadelemiz! 31 Mart 2018

Halkçı Kamu Emekçileri