Nakliyat-İş’ten: DİSK Başkanı ve Yönetim Kurulu İşçi Sınıfı Mücadelesini yok sayıyor

08.04.2020
A+
A-

DİSK Başkanı ve Yönetim Kurulu, 12 Eylül Faşist Generallerinin dahi cesaret edemediği, Sendikal Faaliyeti, Toplu İş Sözleşme Sürecini askıya alan, işçileri aynı ücretle çalışmaya mahkûm eden, yasal olmayan Genelgeye Evet diyor.

Bu DİSK’in, İşçi Sınıfı Mücadelesinin inkârıdır, kabul edilemez.

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından 23.03.2020 tarihinde Koronavirüs/Covid-19 salgını nedeniyle İçişleri Bakanlığı tarafından çıkarılan Genelge gerekçe gösterilerek, 16.03.2020 tarihindeki Genelgeyle “Toplu İş Sözleşmesinde “Arabulucu ve Hakeme Başvuru Yönetmeliği ve Toplu İş Sözleşmesi” yetki tespiti ile grev oylaması hakkında yönetmelik çerçevesinde Bakanlık tarafından yürütülecek iş ve işlemlerin durdurulmasına karar verilmiştir.

Genelge ve Yönetmeliklerin yasalara uygun olması gerekir. Bu genelge 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununa uygun olarak çıkarılmamıştır. Hukuki değildir.

DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Birgün Gazetesi’nin sorusu üzerine genelge ile ilgili şu yanıtı veriyor:

“Devam eden TİS süreçlerinde salgın nedeniyle görüşmeler yapılamıyordu. Biz yeri geliyor TİS için 2000 işçi ile toplantılar yapıyoruz. Belli prosedürlerin yerine getirilememesinin ve sürecin uzamasının hak kaybı yaratmaması için Bakanlığa taleplerimizi iletmiştik. Bu doğrultuda da düzenleme yapıldı. Düzenlemenin işçiler açısından hiçbir hak kaybına yol açmadan hayata geçirilmesi gerekiyor.”

Söylenenler aynen bunlar. Genelge çıktıktan ve DİSK Başkanının açıklamalarından sonra bekledik, yapılan yanlıştan dönülür mü, özeleştiri yapılır mı, diye. Hadi DİSK Başkanının toplu sözleşme süreçleri ile ilgili deneyimi yok. Yönetim Kurulu’ndan da farklı bir değerlendirme gelmeyince, İşçi Sınıfına, DİSK’in mücadelesine olan sorumluluğumuzdan dolayı bu açıklamayı yapma gereği duyduk.

12 Eylül Faşist Generallerinin dahi cesaret edemediği bu işçi ve sendika düşmanı, hukuka da uygun olmayan düzenlemeye hiçbir koşulda onay verilemez.

12 Eylül’de Faşist Generaller yönetime geldiğinde Milli Güvenlik Konseyinin ilk açıklamalarından konumuzla ilgili olanları aktaracak olursak:

1- İşçi çıkarmalar yasaklandı.

2- Toplusözleşme süreçleri devam eden işyerlerinde işçi ücretlerine % 80 oranında zam yapıldı.

Bu Genelge ile ne yapılıyor?

Toplusözleşme süreci bir aşamaya gelen işyerlerinde arabulucu, grev oylaması, YHK vb. süreçler duruyor. Süreç durunca grev hakkı da ortadan kalkıyor. Sonuçta sözleşme imzalanamayınca işçiler aynı ücretle, aynı koşullarda çalışmaya devam edecekler.

Ne zamana kadar?

Belirsiz. 5-6 ay mı, 1-2 sene mi? Belli değil.

Koronavirüs sürecinde işyerlerinde işçiler çıkarılıyor mu?

Çıkarılıyor. 2 milyona yakın işçinin işinden olacağı söyleniyor.

Ayrıca sendikaların yeni örgütlendiği işyerlerindeki yetki tespit başvurularınıda Bakanlık bekletecektir. Bu sürecin ne zaman biteceği belli olmayan süreçte sendikalar sadece üye yapabilecek ancak yeni işyerlerinde bu Genelgeye göre yetki alamayacaklar ve toplu iş sözleşmesi yapamayacaklar, sadece üye yapacaklar.

12 Eylül, toplusözleşme süreçlerini askıya aldı. Sendikaları devre dışı bıraktı. Antidemokratik bir şekilde Yüksek Hakem Kurulunu devreye soktu.

Ama ne yaptı?

Devam eden sözleşme süreçleri ile ilgili olarak işçi ücretlerine % 80 zam yapılacağını açıkladı,  işçi çıkarmalarına da yasak getirdi.

Mevcut hukuki işleyişi içerisinde genelgeler, yasalarla belirlenmiş hakları ortadan kaldıramaz. Bu Genelge aynı zamanda hukuki bir dayanağı olmayan, 6356 sayılı yasayla yapılan düzenlemeleri de ortadan kaldıran, yasal olmayan da bir düzenlemedir. 12 Eylül, antidemokratik şekilde askıya aldığı, devre dışı bıraktığı toplu iş sözleşmesi süreç ile ilgili yerine bir şeyler koyuyor, işçi ücretlerine % 80 zam yapılıyor. İşçi çıkarma yasaklanıyor.

Bu Genelgeyle ne yapılıyor?

Sözleşme süreci ve sendikal faaliyet askıya alınıyor.

Yerine getirilen bir şey var mı?

Yok.

İşçi çıkarma yasağı var mı?

Yok.

O zaman DİSK Başkanı; Türk-İş ve Hak-İş’le birlikte bu Genelgeyi nasıl talep edebilir?

İşçiler, aynı ücretlerle, aynı koşullarda süresi belirli olmayan, her an işten çıkartılma tehdidinin olduğu ortamda çalışmaya devam edecek demektir. Bu durum İşçi Sınıfının ve DİSK’in mücadelesinin inkârı değil mi?

DİSK Başkanı olarak bu Genelgeyi talep edip evet dedikten sonra, Koronavirüs salgını sürecinde İşçi Sınıfı mücadelesi adına televizyonlarda kanal kanal dolaşıp içeriği boş açıklamalarında hiçbir inandırıcılığı ve önemi kalmıyor.

DİSK, İşçi Sınıfının, sermaye sınıfına karşı ekonomik-demokratik, kitlesel mücadele örgütüdür. Siz, DİSK’i, DİSK-Ar’ın araştırma raporlarını açıklayan bir kuruma düşürdünüz. Koronavirüs/Covid-19 sürecinde, AKP’nin işçi ve halk düşmanı politikalarına karşı yeni düzenlemeler yapılması için 48 saatlik süre verdiniz.

Kaç 48 saat süre geçti? Ne yaptınız? Ne yapmayı düşünüyorsunuz?

DİSK’i, Türk-İş ve Hak-İş’e konu mankeni yaptınız. Koronavirüs süreci ile ilgili Türk-İş ve Hak-İş’le ortak açıklamalar yaptınız. Açıklama dışında hiçbir eylem yapılmadı. Tersine Türk-İş ve Hak-İş, AKP politikalarının payandası olmaya devam ettiler, etmeye de devam ediyorlar.

Türk-İş ve Hak-İş asgari ücret tespit sürecinde olduğu gibi DİSK’i, Koronavirüs sürecinde de konu mankeni yapıyor.

 

12.870 İmza nasıl 10 Binlerce İmza oluyor?

Artık toplumsal muhalefeti temsil etme işlevini kaybetmiş olan 4’lü; DİSK, KESK, TMMOB ve TTB ile Koranavirüs/Covid-19 salgını ile ilgili ortak bir imza kampanyası başlattınız. 7 Acil Talep sıraladınız.

Ne oldu?

4 Nisan tarihi itibarı ile Bianet’in açıkladığı rakama göre, toplanan imza sayısı 12.870’tir.

Sizler gerçeklerle alakası olmayan “10 binlerce imza topladık” diye nasıl açıklama yapabiliyorsunuz? Bu durumu sizi rahatsız etmiyor mu?

4 Örgütün; DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’nin toplam üye sayısı yüz binlerdir. Dünya ölçeğinde bir belaya dönüşen, tüm insanlığı ve özellikle de tüm ülkelerde işçileri, yoksulları etkileyen bu somut duruma karşı bir imza kampanyası düzenliyorsunuz ve kendi üyeleriniz dahi bu kampanyada imza atmıyor, sahiplenmiyor ya da sahiplendiremiyorsunuz. 4’lü yöneticileri rahatsız etmiyor anlaşılan. Kendi üye tabanına yabancılaşan, üyelerini harekete geçiremeyen durumdasınız.

Bu nasıl iştir? İşçiler, emekçiler, size niye nasıl güvensin?

 

Koronovirüs Salgınına da, Sermaye Sınıfına da, Emperyalizme karşı da

Mücadelemiz devam ediyor

Koronavirüs salgınına, Covid-19’a karşı mücadelemiz, sermaye sınıfına, onun siyasi iktidarına, emperyalizme karşı mücadelemizden bağımsız değildir. Örgütlü olduğumuz İşyerlerinde Koronavirüs belası ile ilgili alınması gereken önlemler, işyerlerinin belirli sürede kapalı kalması, ücretli izin talepleri ile ilgili mücadelemiz devam ediyor. Bazı işletmelerde üyelerimiz haftada 3 gün çalışıp 4 gün izinli olarak çalışmaya devam ediyor.

Türkiye’nin 4 bölgesinde; Muğla’da, Şanlıurfa’da, Kastamonu ve Karabük’te TÜVTÜRK Direnişlerimiz devam ediyor. 600 günü aşan Direnişimiz var. İstanbul’da Samsun-Çorum Nakliyat Grevimiz devam ediyor.

 

Hukuksuz, Antidemokratik Genelgeye Karşı Dava Açacağız

Hukuksuz, antidemokratik işçi ve sendika düşmanı Genelgeye karşı mücadelemiz fiili, meşru, hukuki her alanda devam edecek. Önümüzdeki günlerde Genelgenin yürütmesinin durdurulması ve iptali ile ilgili Sendika olarak dava açacağız.

Yerli yabancı Parababalarının, işçi düşmanlığına, emperyalizme karşı, sarı sendikacılığa karşı mücadelemiz devam edecektir.

DİSK’in; Adına, Tarihine, Mücadele Geleneğine de sahip çıkamaya devam edeceğiz. 06.04.2020

 

DİSK/Nakliyat-İş Sendikası
Genel Yönetim Kurulu