Üç Fidan’ı 1 Mayıs gözaltımızda, Gayrettepe’nin Zindanlarında andık, mücadelelerini yaşattık

Partimiz bu sene, her sene olduğu ve her sene de olacağı gibi 1 Mayıs’ı Taksim’de kutlamak amacıyla, Beşiktaş’tan yürüyüşe geçti. AKP’giller’in kolluk güçleri bizleri darp ederek gözaltına aldı. Yoldaşlarımızı 1 hafta boyunca hukuksuz şekilde Gayrettepe’nin zindanlarında tuttu; bir kısmını tutuklama talebiyle olmak üzere mahkemeye sevk etti, gözlerini korkutmak için. Ancak Kurtuluş Partilileri yıldıramadı, baskılarına boyun eğdiremedi ve hepsini serbest bırakmak zorunda kaldı AKP’giller’in yargısı bu dik duruş karşısında.

İşte böyle bir süreçte Gayrettepe’nin nezarethanelerinde olan Kurtuluş Partililer ve Kurtuluş Partisi Gençliği; 6 Mayıs’ı, Deniz’in, Yusuf’un, Hüseyin’in, Parababaları tarafından katledildiğini unutmadı, Kurtuluş Partisi Gençliği olarak bulunduğu nezarethane şartlarında 6 Mayıs Anmasını gerçekleştirdi.

Dışarıda bulunan yoldaşlarımız; Üç Fidan’ı mezarları başında görkemli şekilde, en gür sesleri ve 1 Mayıs Taksim mücadelemizin onuruyla anarken, biz içerde bulunan gençler de yoldaşlarımızı yalnız bırakmadık.

Üç Fidan’ın gerçek devamcıları olarak, onların bayraklarını her türlü olumsuz koşula rağmen yükselttik. Aynı, mezarları başında bulunan yol
daşlarımız gibi biz de bulunduğumuz şartların elverdiği ölçüde onları en gür sesimizle, inancımızla andık. Çünkü biz bu ülkenin İkinci Kurtuluş Savaşçılarıyız. Biz onların inançlı ve bilinçli yoldaşlarıyız, bizim için şartların önemi yoktur, sadece ve sadece mücadele vardır, devrimci kavga vardır, inanç ve bilinç vardır. “1 Mayıs’ta Taksim!” demenin ve Parababalarının kendi zindanlarında Üç Fidan’ı anmanın devrimci onuru vardır. Selam olsun 1 Mayıs’ta Taksim için direnenlere, selam olsun Üç Fidan’ı hem mezarı başında hem de zindanlarda ananlara, mücadelelerini sürdürenlere.

Gayrettepe zindanlarında beraber bulunduğumuz 20 Partili yoldaşımızla beraber 6 Mayıs günü saat 13.00’te, ilk olarak Üç Fidan’a saygı duruşu ile başladığımız anmamıza Kurtuluş Partisi Gençliği önderlik etti. Anmamızın sunuş konuşmasını yapan Ankara’dan genç yoldaşımız öncelikle bulunduğumuz şartlardan ve bu şartlarda böyle bir anma yapmanın öneminden bahsetti. Üç Fidan’ın tek gerçek devamcılarının bizler olduğunu, bu gerçeği mücadelemizin kanıtladığını söyledi. Ana konuşmamızı gerçekleştiren bir başka Ankaralı genç yoldaşımız öncelikle 68 Kuşağı’ndan ve Türkiye’de onun önünü açan 27 Mayıs Politik Devrimi’nin öneminden bahsetti. Denizler’in ve 68 Kuşağı’nın gençlik önderlerinin; Antiemperyalist, Antifeodal ve Antişoven olduklarından bu üç temel ilke etrafında Mustafa Kemal’i ve Birinci Kurtuluş Savaşı’nı sahiplenip, kendilerinin bu ülkenin İkinci Kurtuluş Savaşçıları olarak gördüklerinden bahsetti. Ve bizlerin de bugün aynı Üç Fidan gibi bu ülkenin İkinci Kurtuluş Savaşçıları olduğumuzu ve onların bayrağını sadece bizim dalgalandırdığımızı anlattı. Diğer yoldaşlarımız da söz alıp, duygu ve düşüncelerini aktardılar. Ardından ise bir yoldaşımız namuslu şairimiz Can Yücel’in bir şiirini okudu. Kızıl soluğumuzu zindanlarda yaydık. Ve asla gözaltıların, baskıların, tutuklamaların bizleri korkutamayacağını, sindiremeyeceğini dosta düşmana herkese kanıtladık; her zaman da kanıtlayacağız.

Kurtuluş Partisi Gençliği