AKP’giller ve Reisleri gidiciler. Gidecekler!..

03.02.2022
A+
A-

M. Gürdal Çıngı

Proje partisi AKP’giller ve Reisleri, ABD Emperyalistleri tarafından verilen görevleri layıkıyla yerine getirdiler, getirmeye devam ediyorlar.

Siyasi ve ekonomik açıdan ülkemizi en dip noktalara götürdüler. Siyaseten düşman olmadığımız devlet kalmadı bölgemizde. Ekonomik olaraksa satılmadık Kamu Malı bırakmadılar.

Yerli yabancı Parababalarına peşkeş çektiler Kuvayimilliye yadigârı Kamu Mallarını. Elde sadece birkaç Kamu Malı kaldı.

Sadece Kamu Malları değil, var olan kimi yerli özel sektör fabrikaları da yabancı Parababalarına peşkeş çekildi.

Ülkemiz öyle böyle değil, derin bir ekonomik kriz içerisinde. Döviz fiyatları aldı başını gidiyor. Sözde şu günlerde düşmüş durumda ama örneğin dolar 8,5’liralardan 13,5 liraya fırlamış ve demir atmış durumda. Ekonomistlerin büyük bir çoğunluğu da bu izafi durulmanın geçici bir şey olduğunda hemfikirler. Öyle ki, 25-30 liralardan söz ediliyor dolar fiyatları için.

Elektrik, doğalgaz, benzin, mazot, gübre fiyatlarına erişebilmek, yapılan zamları takip edebilmek neredeyse olanaksız durumda. Sadece akaryakıta geçtiğimiz bir yıl içinde 79 kez zam yapılmış… Var mı bunun dünyada örneği?

Yok, olması da mümkün değil.

Ya sebze meyve fiyatları? Ya tahıl fiyatları?

Ne siz sorun ne biz söyleyelim. Sadece şu kadarını söyleyelim ki çarşıya, pazara, manava, markete gitmeye korkuyoruz artık. Gitsek de sadece birkaç parça şey alıp, onu da neredeyse gramla alıp dönüyoruz. Temel gıda maddesi ekmek 3,5-4 lira arasında satılıyor artık. Varın gerisini siz hesap edin…

Peki bu somut gerçeklikler ortadayken iktidardaki AKP’giller ve “Ekonomist”(!) Reisleri bu durumdan şikâyetçi mi? Rahatsız mı?

Hayır, değiller.

Onlar, yukarıda da söylediğimiz gibi, görev yerine getiriyorlar.

Nedir görevleri?

Ülkeyi, Vatanı pazarlamak!

Bu bizim bir iddiamız değil. Bizzat Tayyip’in 2005 yılında söylediği gerçekliktir.

Ne demişti Tayyip o zaman?

“Çünkü ben ülkemi adeta pazarlamakla mükellefim.”

İşte olay bu!

Ya Maliye Bakanı Kemal Unakıtan ne demişti 2003 yılında Kamu Mallarının satışı için?

“Babalar gibi satarız.”

Sattılar da…

Niye böyle yapar AKP’giller?

Sınıf karakterleri gereği… Onlar, Antika Tefeci-Bezirgân Sermaye Sınıfının siyasi plandaki temsilcileri çünkü. Ve o sınıfın, üretimle, üreticilerle hiçbir şekilde ilgisi yoktur. O sadece, üreticilerle tüketiciler arasında aracılık yapar. Ortaçağın Ümmet Konağının özlemi içinde yaşadıkları için de “ulusal” değerlere düşmandırlar.

Elde avuçta kalanlar içinse satışa tam gaz devam ediyor AKP’giller.

Ünlü İngiliz gazetesi Financial Times, geçtiğimiz günlerde (12 Ocak’ta), Birleşik Arap Emirlikleri (BAE)’nin Abu Dabi Kalkınma Holdingi’nin (ADQ) Başkanı Muhammed Hasan el Suwaidi ile gerçekleştirdikleri bir röportajı yayımladı.

Röportajı okuyunca kan beynimize sıçradı. Öfkeden tir tir titredik. Çünkü Hasan el Suwaidi, ülkemize yönelik öylesine küçümseyici, aşağılayıcı ifadeler kullanıyor ki, buna tepki duymamak olanaksızdı bizim için.

Tabiî bizim için…

Ülkemizi bu duruma düşüren, ülkeyi yöneten AKP’giller içinse bu, konu etmeye bile değmez bir şeydi. Daha da doğrusu istenilen ve bilinçlice bu duruma düşürülen bir ülkeden söz ediyordu Hasan el Suwaidi.

Ne diyor, okuyalım:

“BAE’den Varlık Fonu açıklaması… ‘Harika bir zaman’

“(…)

“Türkiye’nin uzun süre dış politikada gerilim yaşadığı ve iktidar yanlısı medyanın 15 Temmuz darbe girişiminin arkasında olmakla suçladığı, kasım ayında ise TL’nin rekor seviyede değer kaybetmesiyle eş zamanlı olarak ilişkilerin yumuşadığı ve 10 milyar dolarlık anlaşma imzalanan Birleşik Arap Emirlikleri’nden (BAE) “Zayıf TL büyük yatırım fırsatı” açıklaması geldi.

“BAE’nin devlet yatırım fonu olan Abu Dabi Kalkınma Holdingi’nin (ADQ) Başkanı Muhammed Hasan el Suwaidi, ‘uzun vadeli düşünüldüğünde, TL’nin zayıf olması nedeniyle Türkiye’de alım yapmak için harika bir zaman olduğunu’ söyledi.

“BAZI KENARDA KALMIŞ VARLIKLARI VAR”

“Duvar’ın aktardığına göre, Financial Times gazetesine konuşan Suwaidi, Türkiye’de finans, lojistik ve gıda alanında yatırımlarla ilgilendiklerini açıkladı. Suwaidi, Türkiye Varlık Fonu’yla -Fon’un kendi portföyünde bulunan bazı şirketler dahil- ‘birkaç fırsat’ üzerindeki görüşmelerin çoktan başladığını açıkladı. Suwaidi, “Sizi dahil edebilecekleri veya sizin onlar üzerinden bir platform geliştirebileceğiniz, bazı kenarda kalmış varlıkları var” dedi.

“BÜYÜK İLGİ DUYDUKLARINI SÖYLEDİ

“Financial Times’ın haberinde Türkiye’nin TL’deki değer kaybı ve yüksek enflasyon nedeniyle bir ekonomik kriz yaşadığına dikkat çekilirken, Suwaidi ‘Türkiye’nin buna rağmen çekici bir yatırım olasılığı sunduğunu’ söyledi. BAE’li yetkili, “Türkiye hakkında sevdiğim şey şu ki, konum olarak bir teslimat Almanya’ya 12 saatte ulaşıyor ve 84 milyonluk nüfusu var. Burası endüstri için büyük bir güç merkezi; çok büyük lojistik becerisi var. Dolayısıyla lojistikle kesinlikle ilgileniyoruz. Gıda açısından harika işler var, bununla da kesinlikle ilgileniyoruz” dedi. Suwaidi, Türkiye’de ‘finansal hizmet sektörüne de büyük ilgi duyduklarını’ söyledi.

“Haberde ADQ’nun geçtiğimiz sene Getir ve Trendyol’a yatırım yaptığı, BAE’nin fiili yöneticisi olan Abu Dabi Veliaht Prensi Şeyh Muhammed’in geçen ayki Ankara ziyaretinde de ADQ ile Türkiye varlık Fonu arasında mutabakat imzalandığı hatırlatıldı. Financial Times, üç yıl önce kurulan ADQ’nun dünya çapındaki büyük yatırımlarını ‘harcama çılgınlığı’ olarak nitelerken, BAE’li yetkililerin bu duruma ‘ekonomik diplomasi’ dediğini yazdı.

“ERDOĞAN’DAN BAE ADIMI

“Abu Dabi Veliaht Prensi Şeyh Muhammed bin Zayed, 24 Kasım 2021’de Ankara’yı ziyaret etmiş, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından resmi törenle karşılanmıştı. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Erdoğan’ın da Şubat ayında BAE’yi ziyaret edeceğini açıklamıştı.” (https://www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/baeden-varlik-fonu-aciklamasi-harika-bir-zaman-1899576)

İşte Hasan el Suwaidi’nin söylediklerini okuduk. Ne diyor özetçe?

“(…) uzun vadeli düşünüldüğünde, TL’nin zayıf olması nedeniyle Türkiye’de alım yapmak için harika bir zaman”, “Sizi dahil edebilecekleri veya sizin onlar üzerinden bir platform geliştirebileceğiniz, bazı kenarda kalmış varlıkları var”.

Daha ne desin elin adamı? Bundan daha açık nasıl konuşsun?

Paraları pula dönüşmüş-dönüştürülmüş durumda, fırsat bu fırsat; “bazı kenarda kalmış varlıkları”nı da biz yok pahasına alalım, diyor.  “Harika bir zaman” diyor. Tabiî ki alır…

Neyi almak istiyor örneğin?

Kalamış Yat Limanı’nı. Okuyalım:

“Konuya ilişkin bir köşe yazısı kaleme alan Dünya gazetesinden Kerim Ülker (…) konuyla ilgili yazısını “Gelelim Kalamış Yat Limanı ile ilgili ikinci gelişmeye. Körfez Bölgesi’ne yakın, yatırım ve satın alma konularında önemli projelere imza atan kaynağıma bundan sonrasını sorduğumda ise ilginç açıklamalarda bulundu” diyerek şöyle tamamladı:

“Dubai’de yaşayan ve bölgeyi iyi bilen kaynağım, “BAE bu konuya en fazla ilgi gösteren ülke. Türkiye’ye 10 milyar dolarlık fon ayırdıklarını açıkladılar. Hatırlarsanız Abu Dabi Kalkınma Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mohamed Hassan Al Suwaidi, bu fonun potansiyel gördüğü sektörleri anlatırken liman ve turizm yatırımlarını da söylemişti. Burada Kalamış için bir hazırlık süreci olduğunu duydum. Teklif verecekler diye düşünüyorum” dedi.”  (https://www.cumhuriyet.com.tr/siyaset/koc-holding-kazanmisti-kalamis-yat-limani-ihalesinin-neden-iptal-edildigini-yazdi-1902920)

Ve Tayyip ne yapıyor?

Satışa çıkarılmış, ihalesi yapılmış, Rekabet Kurulu tarafından 21 Ekim 2021 tarihinde ve kendisi tarafından da 12 Kasım 2021 tarihinde onaylanmış işlemi, Kalamış Yat Limanı ihalesini, iptal ediyor 19 Ocak 2022 günü.

“Koç’a kötü haber: Erdoğan’ın kararıyla iptal edildi

“(…)

“Koç Holding’den yapılan açıklama şöyle:

“07.10.2021 ve 12.11.2021 tarihli özel durum açıklamalarımız ile, Türkiye Denizcilik İşletmeleri A.Ş.’ye ait Fenerbahçe-Kalamış Yat Limanının özelleştirilmesi ihalesinde, bağlı ortaklığımız Tek-Art Kalamış ve Fenerbahçe Marmara Turizm Tesisleri A.Ş. (Tek-Art) tarafından verilen teklifin en yüksek teklif olarak gerçekleştiği ve ihale kararının Cumhurbaşkanlığı Kararı ile onaylandığı kamuya açıklanmıştır.

“Bununla birlikte bahse konu ihalenin 19 Ocak 2022 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı ile iptal edildiği 21 Ocak 2022 tarihinde Tek-Art’a tebliğ edilmiştir.” (https://www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/koca-kotu-haber-erdoganin-karariyla-iptal-edildi-1901942)

Gördüğümüz gibi, sonuçlanmış ihale bir imza ile iptal ediliyor. Gerekçe ne?

Yok!

Resmi bir gerekçe yok. Sadece: “Cumhurbaşkanı Kararı ile iptal edildiği”…

Gerçek gerekçe ne?

Belli ki Kalamış Marinası BAE’lilere peşkeş çekilecek…

Çünkü ekonomik açıdan deniz bitti AKP’giller için-Tayyip için.

Seçim var. Ne olacak?

Görünen o ki, kaybedilecek.

E, o zaman ne yapıp edip biraz para (döviz) bulunacak da “hülooğğ”cular tutulacak… Oyları kaybedilmeyecek… Para da BAE’lilerde olduğuna göre…

Hesap bu!

Tutar mı bu hesap?

Çok zor artık.

Tayyip için yolun sonu göründü.

AKP’giller sadece BAE’ye mi satıyor varlıklarımızı?

Hayır. Özellikle Katar’a da satıyor.

Ne almış Katar şimdiye kadar ülkemizin varlıklarından?

BMC, Finansbank ve A Bank, Boğaz’ın en pahalı yalısı, İstinye Park, oteller, hastaneler ve inşaat şirketleri, Banvit ve gıda şirketleri, tekstil ve giyim firmaları, Borsa İstanbul hisseleri, Tank Palet Fabrikası, Antalya limanı, Ataköy sahilinde kupon araziler, Kanal İstanbul güzergâhında araziler, Türkiye’nin en büyük dijital platformu Digitürk, Haliç Altın Boynuz Projesi vb. vb…

Bakın hangi veriyi ele alsanız, hangi alana baksanız AKP’giller’in olumsuzluklarıyla karşılaşıyorsunuz. Çünkü normal bir iktidar yok ülkemizde. Bir çete örgütlenmesi, bir mafyatik örgütlenme var. Bunun sonuçları var rakamlara yansıyan:

“Uluslararası Şeffaflık Derneği, uzmanların, sivil toplum örgütlerinin ve iş dünyası temsilcilerinin kamu kesimindeki yolsuzluğa dair algılarını yansıtan ‘Yolsuzluk Algı Endeksi’ sonuçlarını açıkladı.

“Endeks sonuçlarına göre, 2021 yılında Türkiye 180 ülke arasında 38 puanla 96. sırada yer aldı. Böylece Türkiye 2013 yılından itibaren 12 puan kaybederek 43 sıra birden düştü.

“EN ÇOK PUAN KAYBEDEN ÜLKELER ARASINDA

“Sonuçlara göre Türkiye, son 10 yıl içerisinde en çok puan kaybeden ülkeler arasında yer aldı. (…)

“TÜRKİYE, AVRUPA’DA SONUNCU

“Türkiye, Avrupa Birliği üyesi ülkeler ile karşılaştırıldığında, 27 üye ülkeden de düşük puan alarak Bulgaristan’ın ardından sonuncu sıraya yerleşti. 38 OECD ülkesi arasında 37. sırada yer alan Türkiye, G20 ülkeleri arasında ise sondan üçüncü sırada yer aldı.

“(…).

“Şeffaflık Derneği’nin konu ile ilgili yaptığı açıklamada yolsuzluğun yaygınlaşmasını ve sıradanlaşmasını sağlayan cezasızlık uygulamalarının sürdüğünü belirterek şu ifadelere ver verdi:

“Büyük ölçekli yolsuzluk iddiaları yargıya taşınsa da pek çoğunun soruşturma aşamasında kalmasıyla yolsuzluk suçları için cezasızlık yaygınlaşmaktadır. Bütçe şeffaflığı ve kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin hesap verebilirlik konusunda temel ihlaller bulunmaktadır.

“Medya kuruluşlarına, gazetecilere, sivil topluma yönelik baskı ve yıldırma politikaları sürmektedir. Bunlara karşın yargı erki, bağımsızlığını korumalı ve yolsuzlukla mücadele gücünü yitirmemelidir. Geleceğimizi ipotek altına alan Kamu Özel İş birliği proje, ihale ve sözleşme süreçleri şeffaf ve açık bir biçimde yürütülmeli, bu projelerin kamu maliyesine oluşturduğu yük toplumla paylaşılmalıdır.” (https://www.yenicaggazetesi.com.tr/flas-utandiran-rapor-turkiye-yolsuzluk-siralamasinda-bakin-kacinci-oldu-503209h.htm)

Yukarıda söylenenlerin canlı örneğini Kalamış Yat Limanı ihalesi göstermiyor mu?

Gösteriyor!

Sakın yanlış anlama olmasın; biz, ne Kalamış Yat Limanı’nın özelleştirilmesini ne de bir başka kamu Malının özelleştirilmesini savunmayız asla. Aksine, iktidara geldiğimizde tüm Kamu Malı Özelleştirmelerini iptal edeceğiz. Bunların tamamını tekrar Kamu Malı haline getirerek, teknolojinin son sözü yenileştirmeleri yaparak halkımızın kullanımına sunacağız.

Bakın, elin adamı, Tayyip’i ve partisini iktidara getiren ABD ne yapıyormuş Tayyip için? Hangi dosyaları hazırlıyormuş günü geldiğinde kullanmak için?

Okuyalım 28 Ocak tarihli haberi:

“Halkbank davasında yargılanan Hakan Atilla’dan dikkat çeken Erdoğan iddiası

“(…)

“İran’a yönelik yaptırımların delinmesi sürecinde rol oynadığı gerekçesiyle ABD’de 28 ay tutuklu kalan Hakan Atilla, dava sürecini anlattığı ‘Amerika Atilla’ya Karşı’ adında bir kitabına ilişkin gazeteci Cüneyt Özdemir’e konuştu.

“Atilla, Cüneyt Özdemir’in, “Kitabınızın 142. sayfasında şöyle bir ifade kullanıyorsunuz, ‘Suçsuzum dediğimde benim üzerimden başkalarına ulaşmayı düşünüyorlar ve suçsuzum dediğimde ‘Yukarıdakileri istiyoruz’ cevabını vermişler, “yukarıdakilerden kimi anladınız?” sorusuna, “Benim anladığım o zamanın ilgili bakan, başbakan ya da en üst düzey kamu görevlisi” yanıtını verdi.

“Cüneyt Özdemir, bunun üzerine Hakan Atilla’ya “Recep Tayyip Erdoğan’a mı ulaşmak istediklerini anladınız?” sorusunu yöneltti.

“Hakan Atilla bu soruya ise şöyle cevap verdi:

“İsim olarak zikretmediler ama anlamak için alim olmaya gerek yok. Çünkü işin gidişatı oraya bağlanıyor.” (https://www.cumhuriyet.com.tr/siyaset/halkbank-davasinda-yargilanan-hakan-atilladan-dikkat-ceken-erdogan-iddiasi-1903417)

Ee, böyledir bu işler. Harcar adamı ABD! Satar! Hem de gözünü kırpmadan satar!

Yeter ki çıkarları öyle gerektirsin.

Yok bana şu kadar hizmet etmiş, yok bana şu kadar vurgun vurdurmuş, bunların hiçbir kıymet-i harbiyesi olamaz ABD için. Sadece ve sadece kendi Parababalarının çıkarlarını düşünür, onlar için davranır.

Ya Suriye’de ne durumda Tayyip?

Orada da yolun sonu göründü, hep dediğimiz gibi. Günbegün süreç ilerliyor, kum saati doluyor Suriye’de AKP’giller için.

Çıkacaklar, hem de arkalarına baka baka çıkacaklar Suriye’den. Emevi Camii’nde namaz kılamayacaklar. Halep’e Vali atayamayacaklar. Suriye topraklarını ellerinde tutamayacaklar. Suriye Önderliği ve Halkı, İkinci Kurtuluş Savaşlarını da kazanacaklar.

Olan masum şehitlerimize, onların ailelerine oldu, olacak. Olan, bize-halkımıza olacak. Kardeş halklarla aramıza kan davaları sokulmuş oldu çünkü…

Bakın son haber ne bu konuyla ilgili?

“Rusya’dan çağrı: Suriye’de yasadışı varlık gösteren tüm yabancı güçler ülkeyi derhal terk etsin

“(…) Rusya’nın BM Daimi Temsilci Yardımcısı Dmitriy Polyanskiy, Moskova’nın Suriye’de hukuka aykırı şekilde varlık gösteren tüm yabancı güçlerin ülkeyi derhal terk etmesini talep ettiğini söyledi.” (https://tr.sputniknews.com/20220128/rusyadan-cagri-suriyede-yasadisi-varlik-gosteren-tum-yabanci-gucler-ulkeyi-derhal-terk-etsin—1053233898.html)

Bu mesaj kime/kimlere?

ABD ve AB Emperyalistleriyle Türkiye’ye…

Yani AKP’giller ve Reislerinin kullanım süreleri doldu.

Gidiciler. Gidecekler!