Bir Seri Tecavüzler Vakfı… ENSAR!..

03.04.2016
A+
A-

 

Karaman’da 10 erkek çocuğa tecavüz edildiği ve cinsel istismara uğrayan 45 çocuğun bulunduğu olayın ortaya çıkması, AKP’nin yan kuruluşu gibi çalışan bu vakfı bir anda Türkiye’nin gündemine soktu.

Ensar Vakfı’yla Karaman İmam Hatipler Mezunları Derneği’nin yurtlarında gönüllü görev yapan bir öğretmenin, 3 senedir çocuklara yönelik cinsel saldırılarına devam ettiği ortaya çıktı.

Gerici ve Ortaçağcı zihniyeti 13 senedir topluma dayatmak için elinden geleni ardına koymayan AKP, çalışmalarına önce eğitim sistemini laik zeminden kaydırarak başladı. Getirdiği 4+4+4 adlı çarpık yasayla, örgün eğitim modelini deldi ve yerine merdiven altı çalışan tarikat ve dinci vakıflara yasal statü kazandırdı. İşte Ensar Vakfı da bunlardan biri. Sözde “Ülke insanının manevi zenginliklerini geliştirmek” için kurulan bu vakıf, adeta iktidarın görünmeyen yüzü olma niteliği taşıyor.

Çirkin olayın medyaya yansımasıyla birlikte AKP’giller’in yaptıkları açıklamalar da ne kadar bozuk ahlâk anlayışı taşıdıklarını bir kez daha gözler önüne serdi. Bir Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı düşünün ki, olayla ilgili; “Buna bir kere rastlamış olmamız hizmetleriyle gurur duyduğumuz bir kurumuzu karalamak için gerekçe olamaz” dedi.

Oysa çocuklara yönelik işlenen tecavüz gibi insanlık dışı suçlarda sayı değil fiilin kendisi önemlidir. Bakanlık düzeyinde yapılan açıklamalar aslında çürümüş iktidarlarını halkın gözünden kaçırma telaşından başka bir anlam taşımamaktadır. Üstelik AKP’nin kanatları altında günden güne büyüyen bu vakıfta yaşananlar ilk değil maalesef. Çorum Ensar Vakfı Şubesi Başkanı Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi öğretmeni Zekai İşler, 2008 yılında iki kız öğrenciye tecavüz suçunu işleyerek hapis cezasına çarptırılırken, yine aynı vakfın Rize Şube Başkanı Mehmet Nuri Gezmiş küçük yaştaki 2 erkek çocuğa cinsel istismar suçlamasıyla tutuklanmıştı. İşlenen suçlarla böylesi çamura batmış bir kuruma AKP’nin sahip çıkması hiç şaşırtıcı gelmemeli. Çünkü güzel bir atasözümüz var “Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz.”

Çocuklara yönelik cinsel istismarın odağı haline dönüşen bu vakfın kurucuları arasında geçmiş dönemlerde Milli Eğitim Bakanlığı yapmış bir isim de yer alıyor: Ömer Dinçer

Hani görevdeyken Bakanlığın;  “Atatürk inkılâp ve ilkelerine bağlı, demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı görev ve sorumluluklarını bilen vatandaş yetiştirme” hedefini, “Kanun Hükmünde Kararname” ile kaldırarak yerine “manevi ve ahlâki yönden zenginleştirme” vurgusunun yapıldığı,  laik ve milli eğitim sistemi yerine, daha Müslüman(!) bireylerin yetiştiği etnik ve dinsel eğitim sistemine geçiş yapma hedefleri getiren kişi.

Ne kadar da Ensar Vakfı kuruluş amaçlarıyla paralellik gösteriyor. Meydanlara çıkıp halkı yanıltmak için tüm bunları yine paralele bağlayan ve kumpas olduğunu söyleyen RTE’ye sormak lazım: Kim kiminle paralel?

Kocaman bir suç örgütüyle karşı karşıya kalmışken, sadece fiili işleyen kişinin cezalandırılmasını beklemek, buz dağının altında yatan suç ortaklarını görmezden gelmek demektir ki, Vakıf yöneticilerinden tutun da Vakfı koruyup kollayan kim varsa yargı önüne çıkıp yargılanmalı. Eninde sonunda bu da olacak. Halkın İktidarında Halk Mahkemelerinde yargılanacak bu sapıklar ve onları kollayanlar. Ne çıkar amaçlı suç örgütü AKP’giller, ne bu Ortaçağcı sapıklar halkın yargısından kaçamayacaklar.

 

Ankara’dan Kurtuluş Partili

Bir Eğitim Emekçisi