Savaş ve Kelaynaklar…

03.04.2016
A+
A-

 

Ne ilgisi mi var?

Çok ilgisi var.

Savaş; sadece insanları etkilemez. Öldürmez, yaralamaz, sakat bırakmaz.

Savaş;  sadece o ülkenin yeraltı ve yerüstü servetlerinin tahribine yol açmaz.

Savaş; o ülkenin tarihini, kültürünü de yok eder.

Savaş; kullanılan konvansiyonel, kimyasal, biyolojik ve nükleer silahlar yüzünden insanları, hayvanları, bitkileri ve doğayı da tümüyle etkiliyor.

Savaş; sadece insanları yerinden yurdundan etmez. Mülteci durumuna düşürmez.

Savaş; hayvanları da direkt etkiler. Onları da öldürür, yaralar, sakat bırakır. Yerinden yurdundan eder. Onların binlerce, on binlerce yıllık yaşam döngülerini de etkiler.

Aynen olayımızda, örneğimizde olduğu gibi.

Olay ne?

“Savaş biterse göçecekler

“ŞANLIURFA ve çevresinde “Bereketin sembolü” olarak bilinen kelaynakların göç ettirilmesi için Ortadoğu’nun sükunete ermesi ve Suriye’deki savaşın bitmesi bekleniyor.

“Üreme döneminin başladığı bahar aylarında Fırat Nehri kıyısındaki doğal yaşam alanlarına salınan kelaynaklar, göç mevsimi geldiğinde savaşın sürdüğü Ortadoğu’daki göç yollarına gitmemeleri için yeniden kafeslerine alınıyor. Yetkililer, “Suriye üzerinden göçü tamamlıyor ve bahar aylarında dönüyorlar. Yaşanan çatışmalar nedeniyle kuşların gönderilmemesi kararı çıktı” dediler.” (Hürriyet, 23.03.2016)

Dünyada koloni halinde ender olarak yaşadıkları yerlerden biri olan Birecik’teki istasyonda tutulan kelaynaklar (Birecik’teki üreme istasyonunda şu anda 152 kelaynak bulunuyor. Bu yıl sayının 200’e çıkması bekleniyor) üreme dönemleri olan ilkbahar ve yaz mevsimini bölgede geçirdikten sonra, havaların serinlemesiyle birlikte (Ağustos sonlarından itibaren) başta Suriye olmak üzere Ürdün vb. Ortadoğu ülkelerine gidiyorlardı. Bu gidiş sırasında da bölgedeki devletlerle işbirliği yapılıyordu. Ancak şimdi bu işbirliği yapılamıyor. Dolayısıyla nesli tükenme tehdidi altında olan ve korunan kelaynaklara uluslararası koruma sağlanamıyor.

Bu da neyi getiriyor yukarıda söylediğimiz gibi?

Savaş; Kelaynakların on binlerce yıllık yaşam döngülerini yitirmelerine neden oluyor!

Bu da, kelaynakların özelliklerini yitirmelerine yol açıyor. Göç yapamıyor. Göç yapması gereken aylarda kapalı bir ortamda kalıyor. O ülkelerdeki coğrafyadan uzak kalıyor. Vb. vb…

Yani savaş; kelaynaklar ve diğer hayvanların topluca katliamına, soylarının tükenmesine yol açıyor.

İşte savaş; insanlar, bitkiler, hayvanlar ve doğanın acımasızca katledilmesi demektir… Başka bir şey değil!

O yüzden (diyalektik olarak her şey birbirine bağlıdır), savaşa ve savaşın getirdiği yıkımlara, katliamlara, yok oluşlara son vermek göreviyle yükümlüyüz. Ve bu görevimizi mutlaka başaracağız!

İnsanıyla, doğasıyla, bitkisiyle, hayvanıyla yaşanabilir bir dünya kuracağız. Ama mutlaka kuracağız!