Kılıçdaroğlu ABD’ye niye gitti? Niye hepsi ABD’ye gider?

09.11.2022
A+
A-

M. Gürdal Çıngı

Efendilerinden icazet almak için giderler, Kılıçdaroğlu da aynı amaçla gitti.

Bu öylesine kesin bir gerçekliktir ki, Kılıçdaroğlu’na da bu eleştiriler yapıldı ve o da “icazet” almak için gitmiyorum, dedi. Şöyle söyledi:

“Kılıçdaroğlu: ABD’ye gideceğim ama icazet almaya değil

“(…)

“Sözcü yazarı Aytunç Erkin, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na icazet tartışmalarıyla gündem olan ABD temaslarını sordu.

“Kılıçdaroğlu, ‘ABD’ye gideceğim ama birilerinin dediği gibi icazet almak için değil… Bilim ve teknolojideki gelişmeleri görmek, bilim yapanlarla, teknoloji geliştirenlerle birlikte olmak için… Neoliberal politikalara karşı çıkan, sosyal devleti savunanlarla birlikte olmak için’ dedi.

“Kılıçdaroğlu, 9-13 Ekim günleri arasında ABD’ye gidecek, Washington’da sivil toplum kuruluşları ile bir araya gelecek.” (https://www.indyturk.com/node/559111/haber/k%C4%B1l%C4%B1%C3%A7daro%C4%9Flu-abdye-gidece%C4%9Fim-ama-icazet-almaya-de%C4%9Fil)

Ve gitti…

Peki hangi gazetecileri davet etti ziyaretine?

CHP Basın Bürosu’nun bildirdiğine göre 5 gazeteci davetliydi; Halk TV’den İsmail Saymaz, Cumhuriyet Gazetesi’nden Orhan Bursalı, Karar Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Kiras, KRT TV’nin muhabiri Tülin Daloğlu, ANKA Ajansı editörü Duygu Güvenç ve Açık Alan Derneği ve Derin Yoksulluk Ağı Kurucusu, CHP Yoksulluk Dayanışma Ofisi ve CHP Genel Başkan Başdanışmanı Hacer Foggo.

Haa, aynı zamanda, “Bin Kalıplı”nın-CIA Sosyalizminin gazetesi Aydınlık eski yazarıdır aynı zamanda Hacer Foggo…

Yani gel haberi nerden verek!..

Açık Alan Derneği ve Derin Yoksulluk Ağı’nın

“Sivil” derin destekçileri…

Davet edilen “gazeteci”ler arasında en dikkat çekici olanı Hacer Foggo. Yukarıda da yazdığımız gibi Hacer Foggo’nun unvanları çok.

Açık Alan Derneği ve Derin Yoksulluk Ağı’nın bağlantılarına baktığımızda, lafı hiç uzatmadan söyleyelim, ABD’nin bir “Sivil Örümcek” kurumuyla karşı karşıya olduğumuzu görüyoruz. Kaldı ki, bu tespit bizim bulduğumuz bir şey değil. Bizzat bu “Sivil Toplum Örgütü”, sayfasında açıkça destekçilerini yazıyor. Destekçilerine de baktığımızda, ABD’nin ve Almanya’nın en etkili “Sivil Örümcek”lerini görüyoruz. Hatta Japonya’nın… Tabiî Türkiye’den de benzer destekçileri var.

Kimmiş bunlar?

 

1- Turkish Philanthropy Funds (TPF).

Bu kim?

“Turkish Philanthropy Funds (TPF), Türk ve Türk-Amerikan topluluklarına yönelik yüksek etkili sosyal yatırımlar için önde gelen ABD topluluk vakfıdır. 2007’den bu yana TPF, Türkiye’de ve dünyada ekonomik, sosyal ve çevresel ihtiyaçların karşılanmasına odaklanan ortaklarla birlikte 48 milyon doların üzerinde harekete geçti ve 26 milyon doların üzerinde hibe yatırımı yaptı. TPF bağışçıları ve ortakları, bireylerin, ailelerin ve şirketlerin hayırsever vizyonunu gerçekleştirmek için destek sağlayarak binlerce aileye ulaştı ve 300’den fazla projeye doğrudan fon sağladı.” (https://www.tpfund.org/about-us/)

 

2– Heinrich Böll Stiftung Derneği Türkiye Temsilciliği.

O kim?

“Yeşiller hareketinin sivil toplum kuruluşu olan Heinrich Böll Stiftung, çalışmalarını yasal bağımsızlık içinde, açık fikirlilik esasına dayalı olarak yürüten toplam 16 eyalet vakfından oluşan federal bir vakıftır. Öncelikli amacımız, yurtiçinde ve yurtdışında demokrasi ve toplumsal sorumluluk bilinci ile hareket ederek uluslararası diyaloğun gelişmesini destekleyen siyasi eğitim çalışmaları yürütmektir. Ekoloji, demokrasi, dayanışma ve şiddet karşıtlığı tüm çalışmalarımızda bize yön veren temel değerlerdir.”

“HBSD Türkiye Bürosu, sivil toplumun güçlendirilmesinin yanı sıra bilim ve siyaset çevreleri ile toplum arasındaki diyaloğun geliştirilmesini destekler ve adil bir küreselleşme sürecinin tesis edilmesi için katkıda bulunur.” (https://tr.boell.org/tr/tarihce)

 

3- Appcent.

Bir teknoloji şirketi olan Appcent kendini şöyle tanıtıyor:

“Appcent, en son teknoloji ve deneyimimizle geliştiricileri, tasarımcıları, eğitimcileri, meraklı zihinleri ve ekip oyuncularını, işletmeleri dijital anlamda dönüştürmek için bir araya getiren bir şirkettir.” (https://www.appcent.mobi/about)

 

4- Aptamil.

Dünya çapında bebek mamaları üreticisi.

 

5- BiDestekol.

O kim?

“BiDestekol, sivil toplum kuruluşlarının desteklenmesi amacıyla kurulan bir sosyal girişimdir. Sivil toplum kuruluşlarının daha geniş kitlelere ulaşması temel sorununa kalıcı çözümler üretmek üzere kurulmuştur.” (https://www.bidestekol.com/tr/hakkimizda-biz-kimiz)

 

6- Uluslararası İnsan Hakları Çerçevesine Uyumun İzlenmesi İçin ETKİNİZ AB Programı

O kim?

“Etkiniz AB Programı, sivil toplum örgütlerine (STÖ), uluslararası insan hakları sözleşmelerine uyumu izleme ve bu alanda savunuculuk çalışmaları yapmaları için destekler sunuyor.

“Etkiniz AB Programı insan hakları izlemesini ‘insan hakları uygulamalarının iyileştirilmesi amacıyla veri toplama, doğrulama ve savunuculuk’ faaliyetlerinin bütünü olarak tanımlıyor. Bu tanım kapsamına uyan çalışmalar için 2 ana başlıkta destekler veriliyor.” (https://etkiniz.eu/destekler/)

Etkiniz’in “web sitesi, Avrupa Birliği’nin maddi desteği ile oluşturulmuştur ve sürdürülmektedir.” (https://etkiniz.eu/)

 

7- Freudenberg.

Resmi internet sitelerinde yazdıklarına göre;

“Freudenberg Sealing Technologies, izolasyon teknolojisi ve elektrikli ulaşımda köklü bir teknoloji uzmanı, iddialı ve özgün uygulamalar için küresel pazar lideridir.” (https://www.freudenberg.com/company/organization-portfolio/freudenberg-sealing-technologies#)

 

8- Momento.

“Türkiye’nin lider ödüllendirme sistemi Momento, 10 yıldır şirketlerin çalışanlarına, bayilerine ve müşterilerine teşekkür etmesine aracılık ediyor.” (https://www.momento.com.tr/)

 

9- MEY-Diageo.

“Alkollü içecek sektöründe Türkiye’nin en büyük kuruluşlarından biri olan Mey|Diageo, Tekel’in alkollü içkiler bölümünün özelleştirilmesiyle 2004 yılında kuruldu. 2006 yılında şirketin %90’ı TPG Texas Pacific Group’a satıldı. 2011 yılından itibaren, yaklaşık 180 ülkede ticari faaliyetleri ve 80 ülkede bölge ofisleri bulunan alkollü içki üreticisi Diageo’nun şemsiyesi altına girdi.” (https://mey.com.tr/tr-tr/hakkimizda/Sayfalar/mey-i-taniyalim.aspx)

 

10- Sivil Toplum İçin Destek Vakfı.

“Sivil Toplum Kuruluşlarına (STK) Destek: Bağışçıların sivil toplumun ihtiyaçlarına yönelik hibe fonları oluşturmaları yoluyla STK’ları destekliyoruz. Hibeler aracılığıyla sağladığımız desteklerin en etkili biçimde hayata geçmesine yönelik danışmanlık destekleri veriyoruz.” (https://siviltoplumdestek.org/hakkimizda/)

 

11- AAR Japan (Association for Aid and Relief, Japan).

“AAR Japan, 1979’da kurulmuş bir sivil toplum kuruluşudur. 1970’lerde Japonya’ya gelen İndoçin mültecilerine yardım etmek amacıyla Bayan Yukika Soma’nın temelini attığı kuruluş, ‘dayanışma’ inancı ile işlemekte olup, belirli bir siyasi görüş, felsefe ve dini akımlara bağlı olmamıştır. O günden bu yana Asya, Afrika ve Balkanlar’da 55’i aşkın ülkede yardım faaliyetlerinde bulunmuştur. Hedefi ise ‘herkesin doğa ile uyum içinde ve insanlık onurunu koruyarak bir arada yaşayabileceği bir toplum’ yaratmaktır.” (https://aarjapan.gr.jp/tr/about/)

 

12- NDI (The National Democratic Institute -Ulusal Demokrasi Enstitüsü).

Bu kim?

Bu “Enstitü”, belki de zurnanın zırt dediği yer. ABD’nin, “Ulusal Demokrasi Vakfı (NED), vb. gibi NDI de en etkili “Sivil Örümcek” Vakıflarından birisidir.

NDI: Demokrasi için Çalışmak, Demokrasiyi Çalıştırmak

“Ulusal Demokratik Enstitü, yurttaş katılımı, hükümette açıklık ve hesap verebilirlik yoluyla dünya çapında demokratik kurumları desteklemek ve güçlendirmek için çalışan, kâr amacı gütmeyen, tarafsız bir kuruluştur.” (https://www.ndi.org/)

Bu vakıf, sıradan bir vakıf değildir. ABD Siyasetinin (Başkan Adayları, Bakanları, Bakan Vekilleri, Senatörleri) ve Finans-Kapitalistlerinin en önemli isimleri ya Yönetim ve Danışma Kurullarında bizzat yer alır ya da bağışçı olarak destekler. Öyle ki bir dönemin ABD Dışişleri Bakanları Cyrus Roberts Vance ve Madeleine Korbel Albright da bu vakıftandır.

Bu vakıf, ABD’nin ünlü “Dış İlişkiler Konseyi-Council on Foreign Relations (CFR)”’yle, “Ulusal Demokrasi Vakfı-National Endowment for Democracy (NED)”le ve başka benzer vakıflarla iç içedir. Birlikte dünya politikasına yön verirler.

 

“Sivil Toplum Kuruluşu (STK)”ler

ya da

“Sivil Örümcek”ler…

Bildiğimiz gibi, Batılı emperyalistler, “Sivil Toplum Örgütleri (STK)”ler diye adlandırdıkları bu tür Vakıflar, Dernekler vb. örgütleri kullanırlar ajan örgütü olarak. İlla CIA’nın vb.lerinin devreye girmesi gerekmez. Kaldı ki bu “Vakıf”lar, büyük Parababalarının ya bizzat kurduğu ya da maddi olarak desteklediği örgütlerdir. ABD Emperyalist devleti adına ve Parababalarının bizzat kendilerine hizmet etmek amacıyla kurulurlar.

(Bu konuda ayrıntılı bilgi edinmek isteyen okurlar, Mustafa Yıldırım’ın şifre çözücü: “Project democracy” Sivil Örümceğin Ağında” kitabını okuyabilirler.)

Eğer, bu ve benzeri bir vakıf, dernek vb. bir örgütü maddi ve insan kaynakları bakımından destekliyorsa, bilin ki o örgütte bir bit yeniği vardır. Masum değildir o örgüt. Hele de “Sivil Toplum” diye başlıyorsa söze, o kesin masum değildir. Ajan örgütüdür. Parababaları adına iş tutmaktadır.

Bu vakıflar dikkat edersek kendilerini hep, “yurtdışında demokrasiyi teşvik etmek amacıyla” kurulmuş örgütler olarak nitelendirirler. (https://www.google.com/search?q=NED-National&oq=NED-National&aqs=chrome..69i57j0i30l5j0i10i30j0i30l3.5176j0j7&sourceid=chrome&ie=UTF-8)

Ama onların “demokrasi”lerini hepimiz özellikle kendi coğrafyamızda yaşayarak görüyoruz.

Onlar kendi emperyalist devletleri aracılığıyla; Yugoslavya’ya da, Irak’a da, Libya’ya da, Suriye’ye de hep “demokrasi” götürdüler.

Bunun sonucu ne oldu?

Ülkelerin bölünmesi, parçalanması. On milyondan fazla masum Müslümanın katli. Yüz binlerce yaralı. Milyonlarca mülteci. Bu ülkelerin yeraltı ve yerüstü servetlerinin gaspı…

Sonuç olarak Hacer Foggo’nun örgütü de bu türden bir örgüttür bizce.

Kılıçdaroğlu, böyle bir kişiyi Genel Başkan Başdanışmanı yapıyor…

Ee ne bu şimdi?..

Kendisi de “Sivil Toplum”cu da ondan. Kendisi de “Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı (TESEV)” üyesi de ondan… ABD’li ünlü spekülatör Soros’un “Açık Toplum”unun savunucusu da ondan… Soroscu da ondan…

Kılıçdaroğlu, gerçekte ABD’de kimlerle görüştü?

Kaldı ki, olayın devamı var. Kılıçdaroğlu ABD’de kimlerle görüşecekti güya?

Ne için gidiyorum, demişti Amerika’ya?

“(…) Bilim ve teknolojideki gelişmeleri görmek, bilim yapanlarla, teknoloji geliştirenlerle birlikte olmak için… Neoliberal politikalara karşı çıkan, sosyal devleti savunanlarla birlikte olmak için”.

Peki kiminle görüştü?

E, hakkını yemeyelim, bilim insanlarıyla görüştü… Ya başka kimlerle görüştü Kılıçdaroğlu?

1- Alman Marshall Vakfı yöneticileri ile.

2- Dünya Bankası yetkilileri ile.

3- Yatırımcılarla.

 

Önce Marshall Vakfı ile ilgili haberi okuyalım:

***

Kılıçdaroğlu Rockefeller ve Soros’un üssünde

14 Ekim Cuma 2022

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun yaptığı ziyaretler basına kapalı gerçekleştirilirken fotoğraflar CHP fotoğraf servisi tarafından paylaşıldı…

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ABD ziyaretinin son gününde birçok ziyaret gerçekleştirdi.

Bu ziyaretlerin tamamı basına kapalı gerçekleştirilirken fotoğraflar CHP fotoğraf servisi tarafından paylaşıldı.

Görüşmelerin içeriğine ilişkin herhangi bir bilgi paylaşılmadı.

Bu ziyaretlerin kritik olanı ise Washington’da German Marshall Fund’a (Alman Marshall Vakfı) yapılan ziyaret oldu. Parti Sözcüsü Faik Öztrak’ın da eşlik ettiği CHP lideri, vakıf yöneticileri ile bir araya geldi ve bir toplantı gerçekleştirdi.

Dünyanın en zenginlerinden eko-emperyalizm alanında milyarlarca dolar fonlama yapan Rockefeller’a ait vakıflar tarafından desteklenen Alman Marshall Vakfı, Türkiye’de uzun yıllardır tartışmaların odağında.

George Soros’un kurduğu Açık Toplum Vakfı tarafından fonlanan Marshall Fund, Türkiye’de ABD’ye açılan kapı olarak tanımlanıyor.

NATO ve Pentagon’a yakın vakıf, son olarak Türkiye’de de uygulanan Marshall Planının yıl dönümüne dair kutlama mesajı yayımlamıştı.

“ONE MINUTE”DEKİ İSİM YÖNETİMDE

Öyle ki vakfın mütevelli heyetinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Başbakan olduğu dönemde Davos’ta “one minute” çıkışını gösterdiği Washington Post yazarı David Ignatius da vakfın mütevelli heyetinde yer alıyor.

Öte yandan AKP, 15 Temmuz FETÖ’cü darbe girişiminden sonra bu vakfı iki yıl üst üste ziyaret ederek Gülen’in iadesi için yuvarlak masa toplantıları gerçekleştirmişti. ABD’ye giden heyet içerisinde Ravza Kavakçı, Mehdi Eker gibi ABD’ye yakın isimler yer almıştı.

Vakıf kuruluş amacını da; “Sivil toplumu güçlendirmek ve Atlantik’in her iki tarafında yeni nesil liderleri yetiştirerek misyonunu sürdürmek”, olarak açıklıyor.

İşte o fotoğraflar:”

(https://www.odatv4.com/siyaset/kilicdaroglu-rockefeller-ve-soros-un-ussunde-253991)

***

İşte Kılıçdaroğlu’nun ziyaret ettiği yerlerin en önemlilerinden birisi bu.

Ya diğeri?

O da Dünya Bankası!

Şimdi de Dünya Bankası ile ilgili haberi okuyalım:

***

ABD’den “fetret” mesajı

13 Ekim Perşembe 2022

“(…)

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ABD ziyareti kapsamında Dünya Bankası yöneticileri ve dijital sektör paydaşları ile bir araya geldi. Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabında şu mesajı paylaştı:

“Uluslararası dijital ödeme sistemleri, Dünya Bankası yöneticileri ve dijital sektör paydaşları ile buluştum. Türkiye’de girişimci gençler PayPal vb. kanallar sayesinde her yıl ciddi gelir elde ediyordu. Türkiye’nin her şehrinden tüm dünyaya katma değeri yüksek ürünler gidiyordu.

Ne yaptılar? Yasakladılar. Sektörlere danışmadan yaptıkları işlerin bedeli çok yüksek oluyor. 6 yılda Türkiye en az 10 milyar dolar kaybetti. Girişimci gençlerimizi örseliyorlar. İktidara gelir gelmez PayPal yasağını kaldıracağız ve Web 3.0 platformlarını yaygınlaştıracağız.

Girişimci ekosistemleri ana paydaşımız olacak. Türkiye’deki ekonomik, bilimsel ve siyasal fetret dönemini bitireceğiz. Girişimcilerimizin, gençlerimizin özgürce var olacakları bir ülke çok yakın. Dünyanın ve ülkemizin en parlak zihinleri ile yapacağız bunu.” (https://www.odatv4.com/siyaset/abd-den-fetret-mesaji-253988)

***

Sanırız Dünya Bankası’nı tanıtmaya gerek yoktur. IMF’yle birlikte yoksul ülkelerin ümüğünü sıkan kuruluştur.

Bunlar, 1999 Krizi’nde de Kemal Derviş’i “15 Günde 15 Yasa” çıkartması için ülkemize gönderen kuruluşlardır.

Başka kiminle görüştü Kılıçdaroğlu?

***

Kılıçdaroğlu, ABD’de ünlü yatırımcı Shulman ile görüştü

“(…)

11 Ekim 2022

(…)

Amerika Birleşik Devletleri’nin Boston kentini ziyaret eden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun akademisyenlerle görüşmeleri devam ediyor. Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde (MIT) gerçekleştirdiği ziyaret ve Türk bilim insanlarıyla görüşmelerinin ardından Kılıçdaroğlu, ünlü akademisyen ve yatırımcı Joel Shulman ile görüştü.

CHP lideri Kılıçdaroğlu, ABD ziyaretinde siyasi görüşmeleri reddettiğini açıklayarak, “Dünyanın en parlak beyinleriyle geleceği konuşmaya geldim” demişti.

KILIÇDAROĞLU AÇIKLAMA YAPTI, KASIM AYINA İŞARET ETTİ

Ziyaretiyle ilgili paylaşımda bulunan Kılıçdaroğlu, “Girişimci Joel Shulman, dünyanın önde gelen iş insanı ve yatırımcılarından. Cumhuriyet’in İkinci Yüzyılı vizyonumuzu kurgularken, istihdam yaratacak güçlü yatırımcıları, temiz sermayeyi, üretken zihinleri ülkemize nasıl çekeceğimizi Kasım ayında detaylı biçimde anlatacağım” dedi.” (https://www.sozcu.com.tr/2022/gundem/kilicdaroglu-abdde-unlu-yatirimci-shulman-ile-gorustu-7413181/)

***

Netçe gördüğümüz gibi, Kılıçdaroğlu, ABD’ye masumane bir ziyaret gerçekleştirmiyor. Dünyanın bir avuç dolar milyarderinin kurucusu ve yöneticisi oldukları en etkili Sivil Örümcek Ağları vasıtasıyla, bağlantılar kuruluyor.

“Bize iktidarı verirseniz, size hizmet ederiz”, deniyor.

Tek başına ABD başkanı ile görüşmek neye yarar?

Eğer o başkanları da iktidara getiren Parababalarına hizmette kusur etmeyeceğinizi söylerseniz ve bunun için vaatlerde bulunursanız ve en önemlisi bu konuda “güven” telkin ederseniz, size iktidar kapıları da, ABD Başkanıyla görüşmenin kapıları da açılır.

Yoksa semboliktir ABD Başkanıyla görüşmek. Oralarda da onları, o başkanları iktidara getiren bu Parababalarıdır, bu bir avuç dolar milyarderleridir. Başkası değil!

Kılıçdaroğlu, daha önce de söylendiği gibi önce İngiltere’ye, sonra da Almanya’ya gidecekmiş. İngiltere programı da belirlenmiş.

Bu gezide de yanında kim bulunacakmış parti yetkililerinden başka?

Bingo, Hacer Foggo!

Kılıçdaroğlu,

İngiltere ve Almanya’da kimlerle görüşecek?

***

Kılıçdaroğlu İngiltere yolcusu… Tarih belli oldu

31 Ekim Pazartesi 2022

“(…)

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 1-5 Kasım tarihleri arasında İngiltere’ye ziyaret gerçekleştirecek. 5 Kasım’da Türkiye’ye dönecek olan Kılıçdaroğlu, kasım ayı içerisinde Almanya’yı da ziyaret edecek.

“(…)

Kılıçdaroğlu’na ziyarette CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke, Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, İstanbul Milletvekili Yunus Emre ve Genel Başkan Başdanışmanı Hacer Foggo’nun eşlik etmesi bekleniyor.” (https://www.odatv4.com/siyaset/kilicdaroglu-ingiltere-yolcusu-tarih-belli-oldu-256351)

Peki, İngiltere’de kimlerle görüşecekmiş?

***

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu 2-4 Kasım tarihleri arasında İngiltere’ye gidiyor… ‘Krizden çıkışın hazırlığı’

“(…)

Kılıçdaroğlu’nun bu kapsamda, “Türkiye’nin yetişmiş insan gücünü, Türkiye’nin içinde bulunduğu zorlu şartları aşmak için seferber edeceği” söyleniyor. Kılıçdaroğlu’nun, “Brexit süreci sonrası dünyada teknoloji ve finans alanında en önemli merkez olma özelliğini sürdüren Londra’da üç günlük programında, yenilikçi teknoloji fonları başta, Türkiye’ye sürdürülebilir, iklime dost ve katma değeri yüksek yabancı yatırım girişini sağlayacak söz sahibi kurum ve kuruluşlar ile görüşmeler yapacağı” belirtiliyor. Bu program ile Türkiye’ye temiz ve üretken yatırım kaynaklarını çekmenin zeminini oluşturmayı hedefleyen Kılıçdaroğlu’nun, “Türkiye’nin büyümesi ve gelirin tabana yayıldığı bir sistemin tesis edilmesi için hazırlıklar yaptığı” kaydediliyor.

Kılıçdaroğlu’nun bağımsız yatırımcı ve fon temsilcileriyle bir araya geleceği de belirtilerek “temaslarında Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik krizden çıkış yoluna dair önemli vurgular yapacağının” altı çiziliyor. Görüşmelerinde Türkiye’ye gelecek nitelikli ve temiz yatırımları muhataplarıyla ve yatırım uzmanlarıyla birlikte değerlendireceği aktarılan Kılıçdaroğlu’nun, “Türkiye’nin potansiyeline uygun köklü değişime dair bakış açısını paylaşacağı” söyleniyor.” (https://www.cumhuriyet.com.tr/siyaset/chp-lideri-kemal-kilicdaroglu-2-4-kasim-tarihleri-arasinda-ingiltereye-gidiyor-krizden-cikisin-hazirligi-1998267?utm_medium=Slider%20Haber&utm_source=Cumhuriyet%20Anasayfa&utm_campaign=Slider%20Haber)

***

Bunların hepsi böyle.

Bunlar ABD’ci, İngiltereci, Almanyacı, İsrailci…

Bildiğimiz gibi, Tayyip daha milletvekili bile değilken ABD’ye götürülmüş ve Başkan Bush’la görüştürülmüştü. Ve ondan sonra “yürü ya kulum” denilmişti Tayyip’e ve AKP’sine… 20 yıldır da başımıza bela kesildi bunlar.

Kimin sayesinde?

ABD, AB Emperyalistleri sayesinde.

ABD’nin “Büyük Ortadoğu Projesi (BOP)”unun hayata geçirilmesi için “Eşbaşkan” yapıldı Tayyip. İktidar vaat edildi ve verildi.

Onlar, Tayyipgiller Türkiye’yi yangın yerine çevirdiler. Yediler, yedirdiler. Vurdular vurdurdular. Yağma Hasan’ın böreği oldu güzelim Cennet ülkemiz. Satılmadık Kamu Malı kalmadı. Dağlarımız, ovalarımız, madenlerimiz, denizlerimiz velhasıl bütün yeraltı ve yerüstü servetlerimiz bunlar aracılığıyla yerli yabancı, özellikle de yabancı Parbabalarına peşkeş çekildi.

Bunlar dolar milyarderi oldular, Parababaları milyar dolarlarına, milyar dolarlar kattılar, varlıklarımız sayesinde…

Ve bunlar basit insanlardır. Küçük insanlardır. Ne oldum delisi insanlardır…

Bakın gerçekliğe, bakın şunların zavallılıklarına:

“Nur Batur’un, ‘Ortadoğu’nun Şahları Vezirleri Piyonları’ kitabında Wikileaks belgelerine dayandırarak yazdığı şekliyle aktarıyorum: ‘2 Aralık 2002 günü, dönemin ABD Başkanı George W. Bush Beyaz Saray’daki Oval Ofis’inde Tayyip Erdoğan’ı kabul etmeye hazırlanırken, Ankara’daki Büyükelçisi Robert Pearson’dan gelen bilgi notunu okudu. Pearson, ‘hem AKP hükümetini hem de Irak ve ABD’nin stratejik çıkarları açısından Türk kamuoyunu etkileme yeteneğimiz için Erdoğan anahtar nitelik taşıyor’ diyordu. Pearson bu bilgi notunda yalnızca Bush’a değil aynı zamanda Erdoğan’a da taktik önerilerinde bulunuyordu. Pearson’a göre, örneğin, ‘Erdoğan’ın Türk halkını azami işbirliğine ikna etmesinin yolu, Türkiye’nin geleceğini yabancıların kontrol etmesine izin vermeyiz demesidir’. Pearson, Bush’a ‘böyle bir söylemle operasyonu satması için ikna edin’ diye tavsiyede bulunur.” (https://medyascope.tv/2022/10/09/arzu-yilmaz-yazdi-icazet-diplomasisi/)

Bildiğimiz gibi, Kürt Halkının temsilcisi geçinen HDP’den Ahmet Türk, Gültan Kışanak ve Selahattin Demirtaş da gittikleri ABD ziyaretinde, “ABD’den rol istemişlerdi” bölgemizde.

Çünkü bunların alayı Amerikancıdır.

Çünkü, 1950’lerden bu yana Türkiye’yi ABD yönetmektedir.

Bunlardan halkımıza fayda umulur mu?

Bunlardan Vatan sevgisi beklenir mi?

Yani bunlar hep aynı Amerikanofillerdir!

Bunların Kâbesi ABD’dir, White House’tur!

Bunların Tanrısı; Para Tanrısıdır!

Bunlardan medet umulamaz.

Kanma bunların yalanlarına!

Kurtuluş biziz ey Halkım.

Kurtuluş; Halkın Kurtuluş Partisi’dir!